(ABNA24.com) Johnson bu alandaki son açıklamalarında 27 Temmuz Cumartesi günü Avrupa Birliği üyelerine İrlanda sınırlarında bariyerler oluşturulması konusunda ısrarcı olmaları halinde Britanya'yı anlaşmasız olarak sert bir Brexit çerçevesinde Avrupa Birliğinden çıkarmakla tehdit etti.
Kuzey İrlanda ve Güney İralanda Cumhuriyeti sınırları konusu Britanya'nın Avrupa Birliğinden çıkma sürecinin önemli bir parçası haline gelmiştir. Halihazırda Kuzey ve Güney İrlanda arasında sınır bariyerleri yok ve gümrük kontrolü de yapılmamaktadır.
Johnson ise Brexit sonrasında bile mevcut durumun korunmasını istiyor. Ancak Avrupa Birliği Kuzey ve Güney İrlanda arasında sınır bariyerlerinin oluşturulmasında ısrarcı.
Şimdi ise Johnson Brexit'in yeniden ele alınmasını ve iki İrlanda arasındaki bariyer oluşturma maddesini anlaşmadan kaldırmak istiyor.
Bu doğrultuda Johnson, yeniden yapılacak anlaşmada iki İrlanda arasındaki sınır bariyerleri hakkında nasıl düşündüğünü şöyle açıkladı: "Genel olarak bu sınır bariyerleri meselesinden kalıcı olarak kurtulabilirsek büyük bir gelişme kaydetmişiz demektir."
Britanya Avam Kamarası Temsilcileri Ocak 2019'da tam da bu sınır bariyerlerinin oluşturulması maddesinden dolayı Brexit anlaşmasını oy çokluğu ile reddettiler. Britanya eski başbakanı Theresa May ve Avrupa Birliği bu anlaşmaya varmak için uzun bir süre müzakere etmişlerdi.
Kuzey ve Güney İrlanda sınır durumunun belirsizliğini koruması ise İrlandalı makamların da derin kaygılarına neden olmuştur. Onlar sınır bariyerlerinin oluşturulması ve böylece İrlanda'nın iki bölümü arasındaki serbest dolaşımın kesintiye uğraması ile Kuzey İrlanda'da Katoliklerin itirazlarına yol açacağından ve sonunda da Cumhuriyetçi Katolikler ve Saltanatçı Protestanlar arasında iç çatışmaların baş göstermesinden endişe duyuyorlar. "
İrlanda Başbakanı Leo Varadkar ise yaptığı konuşmada bu hususta şöyle bir vurguda bulundu: "Britanya nihai bir anlaşmaya varmadan Avrupa Birliğini terk ederse İrlanda Cumhuriyeti ve Kuzey İrlanda'nın birleşmesi ister istemez ele alınacaktır. "
Varadkar'a göre mevcut durumda iki İrlanda'nın birleşmesi meselesi söz konusu değildir. Ancak sert Brexit yani Britanya'nın anlaşmasız olarak Avrupa Birliğinden çıkması gerçekleşirse bu mesele ele alınacaktır. Başka bir deyiş ile Britanya Kuzey İrlanda halkının çoğunluğunun azmi ve iradesine aykırı olarak bu ülkeyi AB'nden çıkarmaya kalkışırsa ister istemez iki İrlanda'nın birleşmesi konusu da gündeme gelecektir.
İrlanda Cumhuriyeti başbakanının bu açıklamaları ise Britanya'nın en Kuzey İrlanda'daki en büyük hamisi sayılan Demokratik Birlik Partisinin sert ve olumsuz tepkilerine neden olmuştur.
Halihazırda anlaşmasız bir Brexit'n ağır ekonomik ve ticari sonuçlar hatta güvenlik sorunları bile doğuracağı dahası Kuzey İrlanda'da geniş çaplı protestolara ve istikrarsızlığa yol açacağı açıkça ortaya çıkmıştır.
Böylece en başta kolay bir mesele olarak görülen Britanya'nın Avrupa Birliğinden çıkma meselesi günden güne daha çetrefilli bir hal almaktadır. Britanya halkının yüzde 52'isinin ülkelerinin Avrupa Birliğinden ayrılmasını onaylayan Şubat 2016 referandumun üzerinden üç yıl geçmesine rağmen Britanya Muhafazakar Partisi hala herkesi kendi yanına çekememiş Parlamento onayını bile alamamıştır.
Brexit meselesi ise şimdi de daha karmaşık bir hal alıp siyasi, ekonomik ve güvenlik açısından da ciddi kaygılara sebebiyet vermiştir.
Burada önemli olan mesele ise Avrupa Birliğinin Kasım 2018'de Theresa May ve bu birlik arasında sağlanan Brexit anlaşmasında en ufak bir değişiklik yapmak istememesidir.
Avrupa Komisyonu Başkanı Jean Claude Juncker Boris Johnson'u bu anlaşmanın değişmez olduğunu söylemiştir. Brüksel'in bu tutumu ise Britanya'nın başbakanını Brexit'i kabul etme veya anlaşmasız olarak AB terk etme ikileminde bırakmıştır.
/129